Aricilik Tüm Dersleri - Bir GöNüL BaL - Blogcu



Anasayfa Arşiv Aşk Ve Sevgi Favori et Resimler Rss Sohbet Sözler Programlar Videolar Ziyaretçi defteri

• 30/9/2007 - Aricilik Tüm Dersleri

Arıcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. MÖ 7000 yıllarına ait mağara resimleri, çok eski tarihlere ait arı fosilleri ve tarihi buluntular bu görüşü doğrulamaktadır. Mısırda 4000 yıl önce Firavun mezarlarında bal ve balmumları bulunmuştur. Yine mısırlıların ayinlerinde balın yer aldığı ve kral hanedanlarından birisinin arıyı simge olarak kullandığı bilinmektedir. Mısır’da göçebe arıcılık yapılmaktaydı ve bu nedenle buradan Yunanistan, Filistin ve Kıbrıs’a arıcılığın yayıldığı düşünülmektedir.

Hindistan’da MÖ 3000-2000 yılları arasında arı ve bala ait bilgiler bulunmuştur. Babilliler balı hem gıda hem de ilaç olarak kullanmışlardır. MÖ 384-322 yılları arasında yaşayan Aristo, yazmış olduğu Hayvanlar Tarihi adlı eserinde (5 ve 9. kitap) kovan içerisinde ana arı, erkek arı ve işçi arı olarak 3 tip arının olduğunu, arıların çiçek tozu topladıklarını, işçi arıların su taşıdıklarını ve işçi arılar arasında iş bölümü bulunduğunu ifade etmiştir. Bu eserde sadece, arıların çiçek tozundan balmumu ürettikleri konusunda yanılgıya düşmüştür. Yunanlılar saplardan örülmüş kovan, sepet kovan ve tahta kovan kullanmışlardır. Romalılar arılar hakkında çok yazı yazmışlardır. Milattan önce Cato, miladi yıl başlangıcında Columella, Virgil ve 4. Georgies arı hakkında bilgiler vermişlerdir. Columella arılıktan 2.5 ton bal alınabileceğini, kovanların arılığa nasıl yerleştirileceğini, kovanların nasıl yapılması gerektiğini ve arıcılıkta kullanılan alet ve malzemelerin esaslarını yazmıştır. Boğazköy kazıları, MÖ 1300 yıllarında Hititler devrinde arıcılığın önemli bir zirai faaliyet olduğunu göstermiştir.

Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim devirlerinde çıkarılan Kanunnamelerde arıcılığa ait hükümler bulunmaktadır. Türk köylüsü balı asırlardır bir ilaç ve şifalı besin kabul etmiş ve hastalara bal yedirmiştir.

Arı ve bala, İncil ve Kur’an gibi mukaddes kitaplar da yer vermişlerdir. Kur’anı-Kerim’in Nahl suresinin 68 ve 69. ayetlerinde mealen şöyle buyurulmuştur; "Ve Rabbin balarısına dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin. Her çeşit üründen ye, sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollarda yürü diye emretti. Karınlarında insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen milletler için bunda ibret vardır."

1.1. Arıcılığın gelişmesi

Butler, 1609 yılında, balmumunun arının vücudunda pulcuklar halinde meydana geldiğini bildirmiştir. Jan Swammerdam (1637-1680) arı biyolojisi üzerinde çalışmıştır. François Huber (1750-1831) "The Encyclopaedia Britannica" adlı eserinde arılara ait bazı ilgi çekici ifadelere yer vermiştir; kovanların havalandırılması arıların yelpazeleriyle yapılmaktadır, ana arılar işçi arı yumurta ve larvalarından yetiştirilebilir, ana arı yalnız havada çiftleşir, çiçektozu arı yavrularının asıl besinidir, yavru yetiştirme sıcaklığı 30 °C civarında olmalıdır, arıların antenleri dokunma organıdır. Huber ayrıca antenlerin fonksiyonları ve temel petek gibi konularda çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalarını "New Observations on the Bee" adlı kitapta toplamıştır. Peter Prokopovyrch 1814’de çerçeveli modern kovanı geliştirmiştir. Mehring 1857’de ilk temel petek kalıbını keşfetmiştir. Dzierzon çerçeveli Langstroth kovanını geliştirmiş, 1845 yılında arıların parthenogenesis teorisine göre çoğaldıklarını tespit etmiş, arıların iki çeşit yavru hastalığının olduğunu ve İtalyan yerli arı ırkının iyi bir ırk olduğunu iddia etmiştir. Modern kovanın babası sayılan Langstroth ve ticari arıcılığı ortaya atan Moses Guinby, arıcılık malzemeleri fabrikası kuran A.I. Root ve Charles Dadant arıcılığa önemli hizmetlerde bulunan önemli kişilerdir.

Günümüzde arıcılık ticari bir iş haline dönüşmüştür. Türkiye şartları göz önüne alındığında arıcılığın hızla ilkel kovandan modern kovana doğru değişim içinde olduğu, 10-50 kovanlık aile işletmeleri yerine, 100-500 kovanlık ticari işletmeler haline dönüştüğü dikkati çekmektedir. Önceleri genellikle bal ve balmumu üretmek amacıyla kurulan işletmeler son zamanlarda arı sütü, polen ve arı zehiri gibi sağlık açısından önemli ürünlere yönelik faaliyetlerde de bulunmaktadırlar.

2. YERİ VE ÖNEMİ

Arıcılık, çeşitli tarım kolları ile birlikte uyumlu bir şekilde yürütülebilen ve toprağa bağlı kalınmaksızın yapılabilen bir yetiştiricilik koludur. Birçok bitki üretimi, arıcılık ile birlikte ve karşılıklı yarar sağlayarak sürdürülebilir. Deniz seviyesinden binlerce metre yüksek yaylalara kadar, bitki ve çiçeğin bulunduğu her yerde arıcılık yapılabilir.

Ülkemizde çiçeklenme zamanlarının hemen hemen bütün yıla yayılmış olması, kovan üretimi için gerekli kerestenin yeterli miktarda bulunması, arıya ve ürünü olan bala geleneksel bir önem verilmesi, arıcılığa aktarılabilecek iş gücünün bulunması, önemli bir yatırım gerektirmemesi ve toprağa bağlı kalınmaksızın yapılabilmesi, arıcılığın önemini gittikçe arttırmaktadır. Ancak arının önemli ürünlerinden olan bal, balmumu ve arı sütünün diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi hak ettiği fiyatla satılamaması, arıcılık ile ilgili birliklerin yaygın olarak kurulamaması ve mevcut kuruluşların etkili çalışmalarda bulunamamaları, arıcılığın gelişme hızını oldukça düşürmektedir. Türkiye’de 1989 yılında 340,020 adedi eski tip, 2,740,640 adedi yeni tip olmak üzere toplam 3,080,660 adet kovan bulunduğu ve 40,180 ton bal ile 2,316 ton balmumu üretildiği bildirilmektedir (Tablo 1).

Türkiye kovan sayısı, bal ve balmumu üretimi bakımından birçok ülkeden ileri durumdadır. Ayrıca üretilen ballar dünyanın en kaliteli balları arasındadır. Ancak kovan başına üretim miktarı oldukça düşük ve dünya ortalamasının gerisindedir.

2.1. Arıcılığın tarım içindeki önemi

Arıcılık çeşitli tarım kollarıyla birlikte uyumlu bir şekilde yürütülebilen ve toprağa bağlı kalınmaksızın yapılabilen bir hayvancılık koludur. Tarım işletmelerini, Bitkisel üretim işletmeleri ve Hayvansal üretim işletmeleri olarak 2 gruba ayırmak mümkündür. Arıcılık her iki grupla da yakından ilgilidir. Bir çiftlik sahibi zirai faaliyetlerinin yanı sıra arıcılık da yaparsa, hem arının gelirinden hem de zirai üretim artışından ek fayda sağlayabilir. Bu işletme şekilleri, dengeler bozulmadığı takdirde arıcılıkla uyum içinde yürütülebilir. Özellikle zirai ilaçlamalar bu dengeyi olumsuz yönde bozmaktadır.

 

Tablo 1. Türkiye’de 1956-1983 yıllar arasındaki kovan miktarı

   ve bal üretimi.

Yıl

Eski Tip

Yeni Tip

Toplam

Bal

Bal

Balmumu

 

kovan,ad.

kovan,ad

.adet

ton

kg/kovan

ton

1956

1,177,994

  125,583

1,903,577

 7,769

 5.959

-

1960

1,302,000

  195,400

1,497,400

 9,690

 6.514

-

1964

1,375,700

  285,300

1,661,000

 9,500

 5.719

  955

1968

1,344,023

  442,531

1,786,554

12,930

 7.231

1,184

1972

1,225,651

  670,109

1,895,760

16,363

 8.631

1,336

1976

1,007,628

1,019,121

2,026,749

24,061

11.516

1,762

1980

  893,260

1,332,217

2,225,477

25,170

11.310

2,110

1984

  756,191

1,905,209

2,661,400

35,620

13.384

2,513

1988

  363,058

2,620,665

2,983,723

42,729

14.321

2,422

1989

  340,020

2,740,640

3,080,660

40,180

13.043

2,316

Kaynak: Başbakanlık D.İ.E. Tarım İstatistikleri Özeti, 1989.

 

Arının çiçek tozu ve nektar toplamak için bütün çiçekleri dolaşması meyve ağaçları ve özellikle elma ağaçları açısından büyük önem taşımaktadır. Yapılan bir denemede etrafı arının girmesini engelleyecek bir malzemeyle kaplanan elma ağacının, hiç elma vermediği veya veriminin % 99 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Çünkü elma ağaçları kendi kendilerini dölleyemezler. Ayrıca arının çiçekten çiçeğe dolaşması ve her seferinde aynı cins çiçekleri defalarca ziyaret etmesi, çiçeklerin kendi kendini döllemesi (yakın akraba evliliği veya kan yakınlığı) sonucu oluşabilecek genetik bozuklukların ortaya çıkmasını da önemli ölçüde engellemektedir. Bu sayede oluşan heterozigotluk nedeniyle meyveler daha bol ve kaliteli olur.

Arıların tozlanma yoluyla sağladıkları ürünün değeri bal ve balmumu üreterek sağladıklarının 10-20 katı kadar daha fazladır. Bu nedenle meyve bahçesi sahipleri ile tohumluk bitki yetiştirenler tarla ve bahçelerinde bal arısı kovanları bulundurmalıdırlar.

Bal arıları tarafından tozlanan meyvelerden; badem, elma, zerdali, şeftali, kiraz, üzüm, kavun, karpuz, armut, Trabzon hurması, erik, ahududu, çilek, tohumluk bitkilerden ise yonca, kuşkonmaz, karnabahar, lahana, havuç, kereviz, tırfıl, pamuk, salatalık, keten, soğan, biber, kabak, turp, kolza, şalgam, ayçiçeği ve bakla sayılabilir.

Arının dolaylı olarak toprağın erozyonunu önlediği ve gübrelenmesini sağladığı da ifade edilebilir. Meyve ve tohum üretimini gerek sanayi ve gerekse yabani bitkilerde arttırarak bitkilerin çoğalmasını ve dolayısıyla toprağın su ve rüzgar yoluyla erozyonunu engellediği ve toprağa karışan bitkilerle de gübrelenmeyi sağladığı söylenebilir. Çayır ve meraların yaşaması ve kalitesini de aynı yolla etkilediği ve hayvancılığa uygun ortamın sağlanması açısından dolaylı rol oynadığı ifade edilebilir.

2.2. Ülke ekonomisindeki yeri ve önemi

Arıcılık, her yaştaki insanın yapabileceği nadir işlerden birisidir. Tarım işletmelerindeki gizli işsizliği ortadan kaldırabilecek veya fazla işgücünü değerlendirebilecek bir faaliyet alanıdır. Ailenin asıl işi olabileceği gibi, tarım işletmelerinde yan gelir olarak yer alabilir. Arıcılık az sermaye ile çok kar sağlayabilir. Yatırım bir defa yapıldığında uzun süre işletilebilir. Araziye, suya, işletme tesislerine, traktöre ve bunları çalıştıracak işçiye ihtiyaç yoktur.

Arılar; bal, balmumu, arı, arı sütü, çiçek tozu, arı zehiri ve propolis üretirler. Bu ürünlerin üretilmesi ve pazarlanması aile ekonomisine katkıda bulunur.

Ekonomik olarak, arıcılığın gelişmesi arıcılık sektörü için gerekli arı, ana arı, kovan, bal süzme makinesi, temel petek, arıcılık malzemeleri ve ambalaj maddelerinin üretildiği sanayi iş kollarının ortaya çıkmasına ve bu alanda istihdamın sağlanmasına yardımcı olur. Dünyadaki en kaliteli bal, çok sayıda çiçek türüne sahip olması nedeniyle Türkiye’de elde edilmektedir. Dünyadaki çiçek türlerinin 3/4’ü Türkiye’dedir.

Profesör Zander, II. Dünya Savaşından önce Almanya’nın 1 yılda bal ve balmumu üretiminden 30 milyon marklık bir gelir sağladığını, buna karşılık tozlanmadaki yardımlarıyla ise 300 milyon marklık gelir fazlası elde edildiğini ifade etmiştir. Bu fazla gelirin bütün Avrupa ülkeleri için toplam 1 milyar 800 milyon mark olduğunu hesaplamıştır.

2.3. İnsan sağlığı yönünden önemi

Arıcılık zevkli bir iştir. Arı kendisiyle uğraşan kişiye iş bölümü, çok üstün seviyede çalışma gücü kazandırır, iyi ahlak ve fedakarlık örneği olur. Arıcılar açık havada ağır olmayan ve sürekli bir işle meşgul oldukları için sağlıklıdırlar. Ayrıca sık sık bal yemeleri ve arı sokması sonucu vücutlarına giren arı zehiri nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklıdırlar. Bağışıklık sistemlerinin devamlı çalışıyor olması hastalıklara karşı koymada vücudu tetikte tutar.

Arı denilince aklımıza ilk olarak bal gelir. Bal insanlık tarihi boyunca beslenmenin yanı sıra ilaç olarak kullanılagelmiştir. Yara ve berelerde oldukça yaygın olarak kullanıldığı gibi, bazı yörelerde sünnet işleminde de kullanılmaktadır. Bal bileşimi itibariyle organizma için önemli ve uyumlu, genç ihtiyar herkesin tüketebileceği ve sindirebileceği bir maddedir. İçinde bulunan şekerlerin çoğunun monosakkarit halinde olması nedeniyle sindirimi çok kolaydır, midede pek fazla kalmaz, bağırsaklardan kolayca emilir, karaciğerde çok az bir işlemle depolanır. Bileşimindeki karbonhidratlar nedeniyle enerji deposudur, ayrıca vitaminler, enzimler, mineraller ve bileşimi açıklanmamış bir çok madde bulunmaktadır. Midedeki ülser ve yaraları kapatıcı rol oynar, ılık suyla içildiğinde kabızlığı, soğuk suyla içildiğinde ishali önler. Uykusuzluk ve sinirlilik hallerinde sakinleştirici olarak kullanılabilir. Kalp ve damar hastalıklarında ayrıca şeker hastalığında tavsiye edilir. Ciltteki yara ve sivilcelerin iyileşmesi, cildin taze ve yumuşak kalması için kullanılır. Bazı krem, sabun ve losyon gibi güzellik ürünlerine de katılmaktadır.

Arı sütünün bileşimi bal ve çiçek tozundan çok farklıdır. Arı sütü fiziki, ruhi ve hormonal etkiye sahip bir çeşit ilaçtır. Genel olarak vücuda sıhhat verir, iştah açar, kadınlarda adeti düzenler, çocuklarda gelişmeyi sağlar, saçlara canlılık verir, yorgunluğu giderir. Ülserli 100 hasta üzerinde yapılan bir denemede % 60 başarı sağlanmıştır. G.F. Townsend adlı bir araştırıcı 2000 fareye kanserli hücre aşılamış, 1000 fareye hiçbir müdahale yapmamış diğer 1000 fareye ise arı sütü vermiştir. Kendi haline bırakılan farelerin kanserden öldüğü, arı sütü verilenlerin ise sağlıklı yaşadığını, her hangi bir kanser belirtisi göstermediklerini tespit etmiştir. Arı sütü vital (hayat veren) bir maddedir. Balla birlikte yenilen arı sütünün günlük dozu 1 mg/kg canlı ağırlık olarak tavsiye edilmektedir. Kalp, damar ve sinirler üzerinde olumlu etkileri olan arı sütü, gelişmiş ülkelerde ampul veya kapsüller halinde kullanılmaktadır. Türkiye’de son zamanlarda arı sütü genellikle bal ve polenle karıştırılarak piyasaya sürülmektedir. Ancak bu durum, içerisinde yer

Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
geri ileri

Add to Google

ARAMA MOTORU

Google Birgonulbal

EKLENEN YENİ SAYFALAR

EĞLENCE KÖŞESİ

RESİM KOD KÖŞESİ

Hareketli Welcome Kodlari Gif
Melek Ve Peri Simli Resim kodlari
Web Sayfama Hoş Geldiniz Kodlari Gif
Hareketli Türkiye Gif Resimleri
Fantastik Simli Resim kodlari
Simli Kalp Resim Kodlari
Simli Süs Hayhan Resim Kodlari
İslam Tarihi Motifli Resim Kodlari
Hareketli Msn Resim Kodlari
Hareketli Manzara Resim Kodlari
Hareketli Komik Resim Kodlari
Hareketli Yazili Resim Kodlari
Hareketli Sevgi Resim Kodlari
Hareketli Renkli Yazi Kodlari
Şehitler Ölmez Kodlarini Ekle
Seni Çok Seviyorum Kodlari Ekle
Simli Hoşgeldiniz Kodlari
Ayiraç Kodlari Gif Html Kodlari
Simli Kelebek Resim Kodlari Gif
Hüzünlü Resim Kodlari
Dert Sevgi Hüzün Ve Aşk Resim Kodlari
Güneşin Batişi Resim Kodlari
Camiiler Flash Kodlari Sitene Ekle
Karışık Resim Kodlari
Cuma Günü Özel Resim Kodlari
Farkli Resim Kodlari
Acılı Resim Kodlari
Hareketli Süper Resimler
Emeğe Saygi Gifleri
Boykot Resimleri
Aşk Gifleri
Simli Ve Hareketli Şiir Kodlari Gif
Hareketli Dini Resim Kodlari Gif
Hareketli Karışık Resim Kodlari
Hareketli Çiçek Resimleri Gif Kodlari
Simli mum Resimleri
Simli Yıldız Resim Kodlari Gif
Simli Yunus Baliklari
Simli Göz Resimleri
Ağlayan Resim kodlari
Hoş Geldiniz Ve Yine Beklerim Kodlari
Hareketli Kalp Resim Kodlari
Güzel Resimler
Aşk Resimleri
Sevgi Resimleri
Değişik Süper Resimler
Popüler Resimler

SESLİ & FLASH ŞİİRLER

VİDEO KATEGORİLERİ

WEB HTML KOD KATEGORİLERİ

YAZILI ŞİİRLER KÖŞESİ

  • Gönül
  • Ayrilik Hediyesi
  • Yüreğim Dağlarda Kaldı
  • Sevmek Gdiyorum
  • Üşüyorum
  • Kalbimi Sana Geri Verdim
  • Bütün Çiçekler
  • Sen Yoksun
  • Seni Sevmek İçin
  • Susma Faslındayım
  • Diye Diye
  • Ciğerin Yansın
  • Bir Gün Seni Sevdiğimi Anlarsın
  • Ayrılığın İlanı
  • Sustum
  • Beni Neden Seviyorsun Diye Sordum
  • Gök Kubbe
  • Sana İnat
  • Elveda Diyeceğim
  • Sen Olmayınca
  • Seni Öyle Özledim Ki
  • Ararsan
  • Islanıyorum
  • Söylemedin Ki
  • Eskidendi Çok Eskiden
  • Bir Şehri Birakmak
  • Özür Dilerim
  • Diyecektim Ki Gülüm
  • Sensiz Yarınım
  • Gece Soğuk
  • Sen Sen Sen
  • Korkuyorum Seni Sevmekten
  • Gözlerine Şiirler Dökeceğim
  • Mavi Gözlerin
  • Gidiyorum Artık Bu Şehirden
  • Bilir Misin
  • Aşığım Demekle Aşık Olunmuyor
  • Herşeyini Özledim
  • Git
  • Aşka Ve Sevgiye Dair
  • Ah Sevdiğim Sözcükler
  • Ayrılık Saati
  • Unutma Asla
  • Köyümün Kızı
  • Senim Dedi
  • Anasayfa Arşivler Aricilik Dünyasi Aşk Ve Sevgi Bana Özel Din İslam Sağlik Yaşam Sitene İçerik Ekle
    Site İçeriği Rss Akışı Sohbet Chat Sözler Köşesi Şiirler Köşesi Programlar Web Html Kodlar Zaza Kent

    Copyright © 2007-2009 Bir GönüL BaL Birgonulbal.Blogcu.com Bu Sitede Yayınlanan Tüm Materyali, Siteyi Referans Göstermek Koşuluyla Telif Hakkı Ödemeksizin Kopyalayabilir Ve Çoğaltabilirsiniz. Site Kurucusu Ve Sahibine Ulaşmak İçin ( birferhat@msn.com ) *** Her Türlü Yardım Edilir ***