31 12 2007

Yilbaşi Nedir Kimler Kutlar ?

NOEL – YILBAŞI Nedir ve Kimler Bu Geceyi Kutlar ?. Bizlerin Kutlamasında bir Sakınca Varmıdır !, Yılbaşını Kutlamak Zorunda mıyız ?...


31 aralık gecesi yeni yıl dönüşü adına kutlamalar yapmaya kalkışacak insanlarımızın , her şeyden önce Neyi, Niçin Kutlayacağının, Sorgulamasını yapmasının gereği olması gerekiyor. Öyle değil mi, yanlış mı söylüyorum !. Osmanlı döneminde başlayan Avrupalılaşma sonucun da oluşan bu Kültürel değişim, Avrupa dan gelen her türlü Kültürel Faaliyetler Türkiye İnsan’ına’da sirayet etmesi sonucu bu gün Sorgulanmadan Yüz yıl’ı geçen zaman içerisinde tahmin ediyorum, bu Kültürel değeri yaşamaya geçilmesidir. Özellikle Cumhuriyet dönemimizde hızlanan bu Kültürel değerleri Avrupalı İnsanlarla Paylaşılmaya kalkışılması Kendi Kültürel değerlerimizden bir o kadar da uzaklaşmamıza sebep olduğu ortada bulunuyor. Avrupa ve diğer Ülkelerden gelen Kültürel değerlerin sorgulaması yapılması gerekirken, yapılmadan hayata geçirilmesi sonucunda, bu gün aslı bize yabancı olan Kültürün, Toplumumuza farklı ve bir o kadar da Yanlış toplumsal hayata düşmemize sebebiyet verdiğidir. Kendi toplumumuzun kültürel değerleri yaşanılması gerekirken, Dini, Örfü tüm kültürel değerleri farklı Olan Toplumların değerlerine sarılınması, En büyük yanlışımız olduğudur. Oysa Müslüman Türklerin kültürüne yabancı olan değerlere sahip çıkılması, Kendi Kültürel değerlerin ise kaybedilmesi anlamına geldiğinin hiç farkına dahi varıldığını zannetmiyorum.

& & &

Bu kısa değerlendirmeden sonra Noel nedir, Yılbaşı Nedir ? birazda onu sorgulayalım ki !, ne yapıyoruz, neler bilmeden yapacağız anlamaya çalışalım. Nedir bu Noel, Nedir Yılbaşı Kutlaması, Nereden gelmiştir, nasıl oluşmuştur, bu konunun anlatımını da, ilmi sahada, söz sahibi olan eski İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Mehmet Talu Hoca dan öğrenelim.


” Esasen Hıristiyanlıkta bile yeri bulunmayan Noel kutlamaları, gökte parlayan ayı gören putperestlerin ilâh kabul ederek aya tapınmalarıyla başlayıp, daha sonra güneşin daha parlak olduğunu düşünerek güneşi ilâh seçmeleriyle gelişti. 24 Aralık’ta güneşin daha geç batmaya başladığını görerek ‘tanrımız, bizimle daha çok beraber oldu. Tanrımız bize iltifat ediyor” demişler ve 24 Aralık - 1 Ocak tarihleri arasında kalan süreyi içkiler içilerek, domuz ve hindi kızartmaları yiyerek, dans edip tepinerek kutlanılması gereken bayram günleri kabul etmişlerdir. Muharref din Hıristiyanlık, bu geleneği benimsemiş, resmi literatüre mitolojik bir kişilik olarak geçen Noel Baba ile özdeşleştirilmiştir. Batı’da çeşitli ülkelerde değişen kültürlere göre Nisse, Fovettard Baba, Saint Nikol, Santa Claus, Christkind gibi isimleri olan Noel Babaların hikayesi, M.S. 4. yy. başlarında Antalya’da doğmuş, Patara’da gençliğini geçirmiş. Demre’de adına yapılan kilisede piskoposluk yapmış “Papaz Saint Nicholas”a dayandırılmaktadır. Koruyucu ve yardımsever imajı vermeye çalışan kilise, aziz olarak benimsenen Nıcholas’ın Noel Babaya dönüşmesini gönüllü kabul etti. Güneşe tapanların bayramı resmen kutlanmaya başlandı.

Yılbaşına gelince: Hz. İsa’nın doğumundan yaklaşık 350 yıl sonra Roma’da ortaya çıktı. Bu dönemde Roma İmparatorluğu’nun her yerinde Güneşe tapılıyordu. Roma İmparatorluğu Güneş perestlik ile Hıristiyanlığı birleştirerek Güneş Tanrısının doğum günü olan 25 Aralık’ı Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul etti. Neden 25 Aralık ?: 24 Aralık’a kadar Güneş biraz daha erken batıp senenin en kısa günleri yaşanıyor. Batıda Güneşe tapanlar Tanrıları olan Güneş hergün biraz daha erken kendilerini terkedince buna üzülüyorlardı. 25 Aralık’ta günler tekrar uzamaya başlayınca tanrıları kendileriyle kalmaya razı olmuş ve yeniden doğmuş anlamına geldiğinden mutlulukları dans, coşku, içki, ışıklandırma, ağaçlarla yeşillendirme, hindi kesme gibi eğlencelerle kutlarlardı. İşte 25 Aralık - 1 Ocak arası bu sebeple eğlence günleri ve tatil olarak kabul edilmiştir. Hıristiyanlar bu günlerde domuz başı, kaz kızartması ve hindi yemeyi gelenek haline getirmişlerdir.

Ancak ister Noel olsun ister, Yılbaşı olsun ikisi de Dini ve Milli Özbenliğimize aykırı şeylerdir. Çünkü biz müslümanların Yıl’başısı, 1 muharrem’dir. Bu bakımdan ey tek Allah’a inanan müslümanlar temeli putperestliğe ve bozulmuş Hıristiyanlığa dayanan Yılbaşı adetini yerine getirirken…….” Dini değerlerimiz içerisinde hareket etmemiz gerektiğini işaret etmekte Mehmet Talu hocamız. İlahiyatçı Mehmet Talu hocamız, olayı böyle makalesinde ortaya koymaktadır. O halde bizde yerimizi belirtelim ve bu gece de yanlış bir davranışta bulunmamaya çalışalım, Bize göre, ne Dini, Ne Örfü ne de Kültürel anlamı olmayan ister adı Noel, ister Yılbaşı olsun Kutlamasına katılmayalım ve Milli Kültürümüze ve İnanç değerlerimize sarılarak gecemizi geçirelim. İnanç değerlerimize karşı olan Alkolün, Kumarın her türlüsüne karşı duralım, yapılmaya çalışılacak tüm Hindi kesme,Ağaç kesme ve Vahşice eğlence adına düzenlenen çalışmalara katılmadan gecemizi kazanca dönüştürecek çalışmalarda bulunalım. Eğer yine de bir şeyler yapalım isteniyorsa 31 Aralık’a, isabet eden Hakk’ın Batıla galip geldiği Tarih Olan İslam Tarihinde önemli bir anlamı olarak gördüğümüz Mekke nin Feth’i-nin tarihsel anlatımını en azından okuyalım ve ya arkadaşlarla bunun tebrikleşmesini yapmaya çalışalım.

Mehmet Başar 31.12.2007

1018
0
0
Yorum Yaz